Kullanıcı adı:
(?) Şifre:
Call of Duty 2
0 sunucu
0 oyuncu
 
Call of Duty 4
0 sunucu
0 oyuncu
 
Quake 3: Arena
0 sunucu
0 oyuncu
 
29/06/17 15:33 Toplam 0 oyuncu %p sunucu 214 kullanıcı siteyi görüntülemekte
Çok eski derin tarih
Bölüm 1

M.Ö. 5000 - Tarihte bilinen ilk yazılı metin kil tabletler üzerindedir ve en eski medeniyet olan Çin uygarlığından gelmektedir. İncelenen tabletlere göre o zamanlarda yazıyı ilk kimin geliştirdiği konusunda anlaşmazlıklar yaşanmıştır. Bu tabletlerde yazılanlara göre Köylü Wuei demiş ki: “Çalışma saatlerim dışındaki boş bir vaktimde karım bir tas pirinci yere dökünce ben de yazıyı keşfettim. Şişko bir karım var ve yere dökülen pirinçler iyice tabana yerleşmişti. Bir güzel azarladım ve teker teker toplanan pirinçlerden sonra yere baktığımda toprakta çeşitli izler kaldığını gördüm. İşte o zaman bunun bilgi saklamak için çok iyi bir yol olduğunu düşündüm ve bu fikrimi komşum Tei’ye anlattım o da fikrimi çaldı.” Köylü Tei ise cevabında “Bu kesinlikle doğru değil, ben yazıyı tanrıdan öğrendim.” demiş (katibin notuna göre telif hakları Tei’ye verilmiş Wuei’nin kanıtları geçersiz ve uydurma bulunmuş) ve devam etmiş “Bu yazının tüm hükümet yazışmalarında katipler tarafından kullanılmasına izin vereceğim. Karşılığında ise yıllık olarak beş çanta dolusu altın ve evime yakın on dönüm arazi istiyorum.” Katibin notuna göre hakimin kararı: “ Her iki köylü de kırbaçlanacak, birer kulakları kesilecek ve topluma faydalı olacakları hizmetlerde çalıştırılacaklar. Bahsi geçen yazıya ülkenin çıkarları doğrultusunda el koyulmuştur” İşte bu olay geleceğe emsal olmuştur: “Daha büyük bir güç tarafından çalınana kadar istisnasız herkesin telif hakları korunacaktır.”

M.Ö 2680 – Mısır firavunu Djoser veziri Imhothep’e komşu ülkelerin asla kopyalayamayacakları bir yazı geliştirmesini emretti. Böylelikle telif haklarının korunması ve kopyalanamaması ile ilgili ilk başarılı uygulama olan hiyeroglif geliştirildi. Hiyeroglifin başarısı muazzam oldu. Yazı asla kopyalanamadı ve zaman içinde de unutulup gitti.

M.Ö 1220 – İncil’de bahsi geçen şahıs Lot, kendi kitabı “Tanrıyla görüşme”nin Sodom ve Gomorra’dakiler tarafından hükümet kararı ile çoğaltıldığını ve kendisine hiç bir telif ücretinin ödenmediğini tanrıya şikayet etti. Ceza olarak da hakkı olan ödemenin yapılmasını beklerken, her iki şehrin yerle bir edilmesi sonucunda potansiyel inananların yok edilmesinin dini propaganda üzerinde olumsuz etki yaptığına karar verip haklarından vazgeçti. O günden beri de bu iki şehrin başına gelenler gerçek neden araştırılmadan “yok edilmiştir” olarak açıklanmıştır.

M.Ö 100 – Dünyanın evrenin merkezinde düz bir zemin olduğuna ve tüm gök cisimlerinin bunun etrafında döndüğünün düşünüldüğü bir dönemde Yunan drama ve komedileri ödünç alınarak İskenderiye’ye getiriliyordu. O dönemde altın karşılığı kiralanan bu yapıtlar arşive alınıyor, kopyalanıyor ve kiralama ücretinin artık önemli olmadığı söylenerek orijinallerinin yerine kopyaları geri gönderiliyordu.
Bu davranış biçimi, günümüzde kiralık DVD’leri kopyalanıp orijinalinin yerine kopyanın iade edilmesi fikrinin de orijinal olmadığını gözler önüne sermektedir.

M.S 400 – Telif hakları fanatiklerinden oluşan bir kalabalık tüm kötülüklerin dünyaya yayıldığına inandıkları İskenderiye kütüphanesini bastılar. “Orijinal sadece tanrıdan gelir” nidalarıyla kütüphane ateşe verildi. İnançlı kalabalığa karşı koymaya çalışan kütüphane yetkilileri ellerindeki kopyaların orijinal olduğunu savunsalar da başarılı olamadılar. Bu hadise tarih kayıtlarına “Kilise adına yasak yazıtları arayan bir ajanın, yanlış adres göstermesi sonucu yapılan bir hata” olarak geçti.
Önceki: « Kopyacılığın Tarihi
Sonraki: Yakın geçmiş »
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7

Beklediklerimiz:   Crysis | Battlefield 2142 | NFS:Carbon | Team Fortress 2 | Quake Wars | Spore          Bkz: Cem Özkaynak
Google+
close