|
|
Cihazı ilk elinize aldığınızda büyüklüğünden dolayı şaşırabilirsiniz. Sürekli yanınızda taşımak isteyebileceğiniz bir cihaz için oldukça büyük olan NDS, açık bir şekilde masanıza koyduğunuzda standart bir DVD kutusundan 2cm. daha kısa oluyor. Tasarımda ise tam anlamıyla 1980’lerin iki ekranlı Game&Watch’larının etkisi görülüyor, neredeyse klasik bir otomobilin yeniden üretilmiş hali diyebiliriz.
Nintendo DS büyük gibi gözükse de ele hemen oturuyor. Cihazın ekranın altında kalan kontrol tuşları işaret parmağınıza, analog ekran da baş parmağınızın tam altına oturuyor. Bizi tek rahatsız eden kısım X/Y/A/B tuşlarının yeri oldu. Uzun süreli oyun seanslarında baş parmağınızı yorgun hissedebiliyorsunuz. Kontrol tuşlarında ilk dikkat çeken nokta, artık 2 değil toplam 4 adet kontrol tuşu olması. Bunlar artı (+) şeklinde yerleştirilmiş ve sol tarafta kalan yön tuşlarıyla oturum açısından benzerlik gösteriyor. Daha önce GameBoy Advance kullananların alışık olduğu iki arka kontrol tuşu aynen korunmuş.
Cihazın ambalajını açınca içinden 1 adet Nintendo DS oyun konsolu, 1 adet bilek askısı, 2 adet kalem, şarj cihazı ve dokümantasyon geliyor. Eğer bizim gibi cihazın ilk piyasaya sürüldüğü zaman edinebilmiş şanslı azınlığa dahilseniz üç adet oyun kartuşu sizi bekleyecek. Bunlardan ilki, kendi kutusuyla gelen Mario 64 DS. Bu tam sürüm oyunun yanında gelen diğer 2 kartuşta ise “Metroid Prime Hunters” ve “WarioWare Touched!” oyunlarının kısıtlı demo sürümleri bulunuyor.
Herhalde en heyecanlı kısım cihazın çıkarılıp ilk şarjının yapılması olacaktır. Bu aşamayı atlattıktan sonra ilk iş olarak bu oyun konsolunun en etkileyici özelliği olduğuna inandığımız bilek askısını bağlamalısınız. Bilek askısı kullanmak istemiyorum diyenler askının ucundaki küçük plastik parçaya göz atmalı, zira bu sadece bir askı değil, aynı zamanda cihazı kullanırken büyük rahatlığını göreceğiniz bir kontrol cihazı. Kalemle de kullanılabilen Nintendo DS’in dokunmatik ekranı, bu aparatla beraber adeta analog bir kontrol çubuğu halini alıyor.
Yapılması gerekeni kısaca açıklayalım: Düzgün bir şekilde ucunu bağladıktan sonra tercihinize göre sağ veya sol elinizin baş parmağını bu plastik aparatın tam üzerine gelecek şekilde yerleştirin ve kayışı sıkıştırın.
Bu kontrol cihazını bağlamak pek pratik gözükmese de alıştığınızda 1-2 saniyeden çok sürmeyen bu işlem inanın sonuçlarına değiyor. Baş parmağınız da yerinde olduğuna göre kayışı cihazın altından ekranın üzerine geçirin ve yön tuşlarının üzerindeki “POWER” tuşuna basın. İşte bu andan itibaren Nintendo DS’in büyüsü altına girmiş bulunmaktasınız!
Sizi karşılayan Nintendo DS logosuyla beraber çıkan sesi duyduysanız, yani kasanın ön alt kısmında duran ses ayar düğmesi kısık değilse çevrenizi saran bir ses olduğunu farketmişsinizdir. Nintendo DS üzerinde iki adet hoparlör ve stereo ses imkanı sunuyor. Seslerin bir taşınabilir konsolda bu kadar etkileyici olabileceğini pek düşünmemiştik, Nintendo DS de bizi şaşırtmayı başardı diyebiliriz.
İlk çalıştırmada birkaç küçük ayar yapmanızı takiben ekrana ilk çıkan şey takvim, saat ve cihazın kontrol paneli oluyor. Üst ekranda sade bir saat ve günün tarihini gösteren bir takvim bulunuyor. Alt ekranda ise sırasıyla üst kartuş yuvasıyla ile ilgili bilgi, “Pictochat”, “DS Download Play” ve alt kartuş yuvası ile ilgili bilgi yer alıyor. |
Önceki: « Nintendo DS
Sonraki: 3. sayfa »
|
| Sayfalar: 1 2 3 |
|
|
|
|