Kullanıcı adı:
(?) Şifre:
Call of Duty 2
0 sunucu
0 oyuncu
 
Call of Duty 4
0 sunucu
0 oyuncu
 
Quake 3: Arena
0 sunucu
0 oyuncu
 
16/12/18 22:34 Toplam 0 oyuncu %p sunucu 320 kullanıcı siteyi görüntülemekte
store
Oyunlarda farkedilmeyen ideolojiler
Bilgisayar dehaları tarafından yaratılan dünyalarda her zaman
ideolojik göndermeler bulunmuştur. Gerçek savaş çatışmalarına dayanan
oyunlar (uçuş simülasyonları, stratejiler) tarihi olaylardan "yorum"
fakötürünü elemek için bir yol bulmak zorunda kalıyorlar çünkü bu
olayların niteliği olayı hangi taraftan dinlediğimize bağlı olarak
oldukça değişebiliyor. Çatışmanın üzerinden ne kadar az zaman
geçmişse, içerik daha da sorunlu hale geliyor. İkinci Dünya Savaşı
ile ilgili oyunlarda kimse müttefik kuvvetlerin bir koalisyon içinde
faşist şiddete karşı savaşmasından başka bir senaryo beklemiyor (burada
şunu da belirtmek gerek, oyunu diğer bakış açısından yapmak
istediğiniz takdirde birkaç ülkede yasalara aykırı bir iş yapmış
oluyorsunuz ) ve bu durum daha yeni çatışmalarda daha da zorlaşıyor.
Hızla gelişen oyun sektörünün de sayesinde içinde bulunduğumuz zamanda
gerçekleşmekte olan bir savaşın oyununu oynamak bile mümkün.
Haberlerin iki tarafın da propagandalarıyla dolu olduğu zamanlarda
anlatıcının inanılır ve detaylı kalması da zorlaşıyor.

NATO Commander, Micro Prose, 1984

Daha yeni oyunlara bakmadan önce biraz geri gidip ideolojik içeriği olan ilk oyuna dönelim. 1984'te MicroProse Şirketi NATO Commander isimli bir oyun çıkardı. Oyunun yaratıcılarından biri bugün çeşitli
strateji oyunlarının ünlü anlatıcısı olan Sid Meier'di. Oyunun
piyasaya girişi çok fazla ilgi çekmediyse de dikkatli bakılınca
yaratıldığı dönemdeki soğuk savaş ortamından ne kadar etkilendiği
anlaşılabiliyordu. Oyuncu, Kuzey Atlantik ittifakıyla Varşova Paktı
arasında çıkan hayali bir ikilemde bir NATO kumandanı rolünü oynuyor.
Teknik kısmı gibi oyunun konsepti de gayet basit. Oyuncular mavi
üçgenleri (NATO güçleri) Avrupa haritasının karşısına hareket
ettirerek komünistlerin (kırmızı üçgenler) işgaline karşı kendilerini
savunuyorlar ve Doğu Avrupa'yı ele geçiriyorlar. Oyunun kılavuzu, iki
tarafın da silahlarını ve cephanesini tanıtıyor ve karşılaştırıyor.
Oyun aynı zamanda bir atom ikilemine de izin veriyor ama bunu
kullanabilmek için siyasi liderlerden bir onay almanız gerekiyor ve bu
onay savaş alanındaki durum çok kritikleşene kadar verilmiyor.
Oyunlar, herhangi bir anlatıcının eserinde olduğu gibi, yazarın
tavrını ve bakış açısını yansıtır; onlar bundan haberdar olsa da
olmasa da. Bazı oyunlarda, anlatıcının amacı bu olmasa da bu durum
stereotiplere sebep olabilir. Bugün dünyada oyunların çoğu Avrupa'da
ya da Amerika'da yaratılıyor. Bu yüzden kahramanların çoğunun beyaz ve
Amerikan görünümlü askerler olması, düşmanınsa bir Arap terörist
olması çok şaşırtıcı değil. Bu fenomenin tamamen su üstüne çıktığı
mükemmel bir örnek ise "America's Army"dir (detaylı bilgi daha sonra).
Önceki: « Oyunlarda ideoloji ve propaganda
Sonraki: HITMAN 2, Eidos/ IO Interactive, 2002 »
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6

Beklediklerimiz:   Crysis | Battlefield 2142 | NFS:Carbon | Team Fortress 2 | Quake Wars | Spore          Bkz: Cem Özkaynak
Google+
close