perslere karşı en iyi ırk saracenslerdir onları unique uniteleri çok ii onları ii çalıştır yeter vurkaç yap sürekli çerez gibi yersin paladinleride yer bunlar Life is a waterfall, we're one in the river...
Mahmut abimiz olayı bitirmiş gene.
"Standart Dm oyunları için" özetle demek istiyor ki;
Rush yeme ihtimaline karşın barracks>halberdier açılımını yap. 4th barracksa başladıktan sonra kale yapımına geç. Ancak unutma barrackslar tcni çevrelesin. Tc bölgesine giriş ve çıkışlar kalelerin arasından olsun. Yani rusha gelen adamlar tcne giderken yolda sıkışıp halberdler tarafından biçilsin. Bu arada arada çıkan ekstra halberdleri 3lü gruplar halinde haritaya dağıtki 1v1lerde harita hakimiyetin kaybolmasın.
(Not: Bu taktiki iyi uygulaya bilmen için Mahmut abin gibi saniyede 7 mouse, 23 klavye tıklaması hızında ve 10 kaplan gücünde oynaman gerek. Ama teorik olarak imkansız olduğu için iyi bir oyuncuya karşı büyük ihtimalle rushı yersin, yemesen bile harita hakimeyetin kaybolur.)
Rush atmayan kapalı pers oynayan dandik oyunculara karşı ise Öne "devriye konumundaki" (özel kısa yol tuşu vardır. Bilmeyenler öğrensin) halberdierleri; arkaya Standgrounddaki WarWagon ve Siege Onagerları diz. Ve bu grupları numaralandırmayı unutma. Filler yaklaşırken büyük ihtimalle senin halberdiere saldıracak. Eğer karşında acemi bi oyuncu varsa seçili 40lı fil gruplarını direkt olarak senin halberdierlerine ya da başka bir birimine "tıklatıp" saldıracak. Burada sezgiler ve oyun hakimiyeti çok önemli. Burada yapman gereken rakibin saldırdığı üniteleri kısa yol tuşu ile seçmek. Mesela 1,2,3,4 gibi (Kesinlikle çift tıklamıyoruz, yoksa tekrar grup düzenine girmeye çalışırlar) o seçtiğiniz üniteyi geri çekin. Peşinden gelen filler tek bir adam kesemeden ezilsin. Eğer ongerlarına sızan bir grup olursa halberdlerini standground pozisyonuna getirip öne bir bariyer gibi koyuyoruz. Fillerler beraber hepsi geberip gidiyorlar.
Tabi bütün bunları uygulaya bilmen için ya Mahmut abi gibi ya da Matrikisteki Oracle gibi sezgilerin olmalı. Tabi atomu parçalamayı başaran insanoğlu, belki ilerde soğuk fizyonu bulacak; Marsda insanlı koloniler kuracak; evrenin sınırlarını keşfedecek ama bir daha Mahmut Abi gibi bi zatı muhteremi dünyaya getiremeyecek.
Bu günkü dersimizi de ünlü düşünür Montaigne'nin çok güzel bir deyişiyle kapıyoruz.
"Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz. "Montaigne
Hayırlı Tı(Rush)lar efendim, esenlikle kalın. Havalar nasıl olursa olsun yeterki sizin havanız güzel olsun.